Demokrasilerde Oyların %46.7’sini alan tek parti AKP değildir

(Son güncelleme- 18 Mart 2008) 

Demokratik bir seçimde 16,340,000 oyla toplam oyun %46.7’sini alan tek parti AKP değildir.

Daha evvel bir milyon fazla oyla (17,277,000) toplam oyun % 43.9’unu alıp yönetime gelen başka bir parti daha vardır.

Bu parti 41 yıllık bir Parlamenter Monarşi’nin ardından 14 yıllık demokrasi deneyimi olan Almanyanın başına, 17 Milyon kişinin oylarını serbest seçimle alarak geldi.

İktidarda kaldığı 12 yılın sonunda harap olmuş bir dünya (Avrupa, Japonya ve Kuzey Afrika) ve 60 Milyon ölü bıraktı.

Almanya 1930’larda Krupp Çeliği olan, BMW ve Mercedesi üreten,  dünyanın ilk füzelerini (V2) üretmeye çok yakın bir toplumdu.  O toplumun 17 milyon insanı yanlış yaptı ve bedelini onlarla beraber en az 55 Milyon insan hayatını,  sayılarını bilemediğimiz başkaları beden, ruh ve malvarlıklarını kaybederek ödedi.

2008’in Türkiyesi 3-5 marka Yabancı Marka otomobil (Ford, Fiat, Renault vs.) üretiyor, füze üretmeye yakın olduğunu sanıyor.  Bu toplumun 16 Milyon kişisi neden Almanların 17  milyonu gibi yanlış bir seçim yapmamış olsun?

Bundan dolayı “En çok oyu ben aldım, ben istediğimi yaparım”  diyenleri uyarmak ve gerektiği anda doğru yola koymak için denetim ve kontrol araçları şarttır. Bu araç “Başsavcılık mı olur, başka bir kurum veya yöntem mi?”, o tartışılabilir, tartışılmalıdır.  

Tartışılmaması gereken şey;   “oyların çoğunu alanların  da yanlış yapabilecekleri ve  denetilmeleri gerektiği”dir.

Ben ABD sistemini epey bildiğimi düşünüyorum. O sistem, “güce sahip olanın sürekli denetiminin gerektiği” ilkesi üzerine kuruludur.  Bunun için yaygın ve karşılıklı denetim sağlayan bir sistemleri vardır. (1)

“Ben halkın çoğunun oyunu aldım, istediğimi yaparım,” diyenlere sormak gerekir, “Sen hiç tarih okudun mu?”

Kendimize sormak gerekir, “Bu soruyu sorabilmek için, ben yeterli tarih biliyor muyum?”

Tarih bildiğimizi düşündüğümüz zaman da düşünmek gerekir, “Acaba Almanya’nın 1930’larda dirayetli denetim/uyarı kurumları olsaydı, 60 Milyon insan ölür, ülkeler ve hayatlar harap olur muydu?” 

İkinci  Dünya Savaşı olmak zorunda değildi.  Olmayabilirdi de.

(1)   Cumhuriyet’in getirdiği denetim sistemleri (müfettişlik, Yüksek Denetleme Kurumu, Sayıştay vs. ) son 5 yıldır yavaş yavaş ya ortadan kaldırılmış, ya da işlevini yitirmiştir. Artık Yürütme’yi  ne Yasama, ne de Denetleme Mekanizmaları denetlememektedirler.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: